Bern ve Cevresi Atatürkcü Düsünce Dernegi Faliyetleri

 

29 EKiM 2011 CUMHURIYETiMiZiN 88 . YILI ETKiNLiGi ÌSVÌCRE  


Ìsvicre ADD`leri 29 Ekim 2011Tarihinde Cumhuriyetimizin 88. yilini Bern ve Zurich`te yapilan konferanslarla kutladi. Konferansa konusmaci olarak CHP Mersin Milletvekili Sayin Ìsa Gök ve degerli vatandaslarimizin katilimiyla basarili bir sekilde coskuyla kutlanmistir.
29 Ekim Cumhuriyet bayrami Bern`de Add-Bern sübesi 30 Ekim Zurich`de Add-Zürich sübesi ev sahibligi yaparak kutlamalari gerceklestirmistir. Her iki sübe baskanlari Türkiye de 29 Ekim kutlamalarinin Hükümet tarafindan iptal edilmesinin dogru olmadigini belirterek tepkilerini belirtmislerdir,

Sayin Ìsa Gök her iki konferans`da su vurgulara dikkat cekmistir. Yurtdisinda Ülkenizden binlerce kilometre uzakta Vataniniza sahip cikmanizi ve 29 Ekim Cumhuriyet Bayrami etkinligi yapmanizi cok önemsiyorum. Ekmek parasi icin geldiginiz buralardan Vataninizi yani Anadoluyu düsünmeniz benim icin manevi degeri cok büyüktür. Sübhesiz Vatanimizda iyi seyler olmuyor. Ekonomik sorunlarimiz var. Büyük devrimiz yarim kaldi. Tam bagimsizligimizi sürdüremedik. Nato`ya üye olduk. 12 Mart ve 12 Eylül ile karsi devrim yapildi. 24 Ocak kararlari ile Türkiye ekonomisi cökertildi. Özellestirmelerle ekonomi Amerikan ve Yahudi sirketlerine peskes cekildi. Fettullahcilar okullar acarak egitim üzerinden orta Asya ve Kafkasyaya yayilmaya basladilar. Rusya ajan faaliyetlerinden dolayi okullari kapatti. Yahudi sermayesi Ìsrail sirketleri ve Fettullah ortak sirketler kurarak ekonomiyi medyayi ele gecirdi, Ormanlarimizi gelecegimizi satarak Cumhuriyetimizi cökertmek istiyorlar. 1919` dan rovans aliyorlar. Ergenekon ve Balyoz tertibi ile yurtseverlerimizi susturmak istiyorlar. Basin mensuplarimiz Silivride yatmaktadir onlara sahip cikalim. Anayasa degisikligiyle Baskanlik sistemini getirmek istiyorlar. Cikis yolu var  örgütlü olacagiz. AKP cephesi var karsimizda, Bizde cephemizi kuracagiz. Atatürk ortak cephemizdir. Bizim cephemiz kardeslik, huzur baris, esit yurtdaslik,  kisaca ulusal baris cephesidir. Disarda Avrasya yani Sengay örgütü cephesidir. Tek yumruk olacagiz Biz hakliyiz, Biz Güclüyüz, Biz kazanacagiz, Halkimiz dogruyu bulur ve o dogru yolda gitmeyi bilir.

Ìsvicre`de bulunan Arbon Alevi derneginin davetlisi olarak gelen Erzincan eski Cumhuriyet Bas Savcisi Sayin Ìlhan Cihaner (CHP Denizli Milletvekili) Zürich konferansinda kisa bir konusma yaparak son gelismeler hakinda katilimcilari bilgilendirmistir. Düzenlemis oldugumuz Cumhuriyetimizin 88. YILI kutlamalarina katilan siz degerli Vatandaslarimiza ve misafirler Sayin Ìsa Gök ve Sayin Ìlhan Cihaner`e bizlerle beraber olduklarindan dolayi sonsuz tesekkürlerimizi sunuyor ve calismalarinda basarilar diliyoruz.

Bern Atatürkcü Düsünce Dernegi

 

29 EKiM CUMHURiYETiMiZiN 88. YILINI KUTLUYORUZ.

Düzenlemis oldugumuz konferansa bütün yurtdaslarimiz davetlidir.

Konusmaci:   Ìsa GöK CHP Mersin Milletvekili
 
Konu :             AKP Karsi Devrimi ve CIKIS YOLU
                            Apero - Sinevizyon - Müzik
.
Tarih :               29 Ekim (Cumartesi) 2011 Saat : 18.30
 
Yer :                   AULA PRIMAR SCHULE (HESSGUT)
                           Jagerweg 19, 3097 Liebefeld / Bern
 
Düzenleyen :   Bern ve Cevresi Atatürkcü Düsünce Dernegi

 

AVRUPA ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEKLERİ BİRLİĞİ

30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI KUTLAMA MESAJI

"Ulu önder Atatürk ve silah arkadaşlarının öncülüğünde 89 yıl önce kazanılan zaferle, Türk Ulusu bağımsızlığını koruyabileceğini tüm dünyaya ilan etmiştir.
Emperyalist güçlere karşı verilen savaşta bir zafer destanı yazılırken, onun temelinde Türk Ulusunun istiklal aşkı ve hür yaşama arzusu belirleyici unsur olmuştur.
İç ve dış odakların ihanetlerine rağmen, büyük fedakarlıklar sonucu ’’ Ya İstiklal ya Ölüm ’’ parolası ile başlayan bağımsızlık mücadelesi, başkomutanlık meydan muharebesinin de kazanılmasıyla kesin bir zafere ulaşmıştır.
Türk Ulusu`nun ordusu ile el ele vererek kazandığı mücedele sonununda kurulan Türkiye Cumhuriyeti Devleti, ulusal bilinç ve kararlılıkla tam bağımsız olarak ilelebet korunacaktır.
Ulusumzun 30 Ağustos Zafer Bayramı`nı kutluyor, başta ulu önder Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, bu uğurda canını veren şehitlerimizi minnet ve saygıyla anıyoruz.
Bu vesile ile Ordumuzun Türk Silahlı Kuvvetler Günü`nü de kutlar vatan savunması görvlerinde başarılar dileriz.
Saygılarımızla
Avrupa Atatürkçü Düşünce Dernekleri Birliği

23.08.2011

KAMUOYUNA BASIN AÇIKLAMASI

AMERİKAN OPERASYONU SÜRÜYOR

İşçi Partisi, Aydınlık Gazetesi ve Ulusal kanal basıldı!

19 Ağustos 2011'de, sabaha karşı, İşçi Partisi Genel Merkezi, Aydınlık Gazetesi ve Ulusal Kanal TV Büroları basıldı ve didik didik arandı. Yapilan aramalardan sonra gözaltina alinan İP Genel Başkan Vekili M. Bedri Gültekin, Ulusal Kanal Genel Genel müdürü Turhan Özlü, İP Genel Baskan yardimcisi ve İstanbu İl Başkanı Erkan Önsel, Rusya'da, Carlik ve Bolsevik dönemi arsivlerinde, sözde Ermeni soykirimi idialarina karsi araştırmalar yapan, İstanbul Üniversitesi arastirma görevlisi bilim adami Mehmet Perinçek Kanunsuz birsekilde Tutuklandilar. Aydınlık Gazetesi Sorumlu Müdürü Mehmet Bozkurt, Aydınlık eski yazı işleri müdürü Ruhsar Şenoğlu, Aydınlık muhabirleri Özlem Konur Usta ve Caner Taşpınar, Ulusal Kanal muhabiri İlyas Gümrükçü ve 2011 seçimleri CGB Tirabzon milletvekili adayı Bülent Baş'ın evlerinde aramalar yapıldı ve gözaltına alındılar Savcilik sorgusundan sonra serbest Birakildilar.

Bu operasyon Türkiye'de uzun süredir sürdürülen Ergenekon tertibinin bir halkasıdır. Ergenekon tertibi 12 Mart, 12 Eylül darbelerinin yaptıklarını devam ettirmektedir. Darbecileri yargılamamakta, muhalifleri susturmak istemektedir. Bu operasyon ve gözaltılar Guantanamo ''hukukuna'' göre yapılmaktadır.

Amerika'nın emriyle AKP, Ülkemizi, Komşu ve kardeş Suriye halkının üzerine sürmek istiyor. Bu saldırıya karşı çıkacak sesleri boğmak, haksız ve hiç bir hukuka, komşuluk ilişkilerine sığmayan bu saldırıya karşı çıkabilecek engelleri ortadan kaldırmak istiyor.

Aydınlık, Ulusal Kanal ve İşçi Partisi'ne yapılan bu saldırılar, Güneydoğu'da askerlerimizin art arda kahpece şehit edildiği, komutanlarımızın aralıksız tutuklanmalarıyla eş zamanlı olarak yürütülmektedir. Amerika dışardan, PKK Güneydoğu'dan, AKP merkezlerden saldırmaktadır, hepsinin komuta kademesi Amerika'dır.

Türkiye hızla iç savaşa sürüklenmektedir. Ülkemizi felaketli günler beklemektedir. Ancak biz kazanacağız, Türkiye kazanacak, eşbaşkan Tayyip ve şürekası Yüce divana sevkedilecektir. Amerika'nın iflas ettiği ve çöküşten kurtulmak için çırpındığı bu şartlarda hiç bir güç Türk Milletini dize getiremez.

Bir iki istisna dışında bütün basın yayın ordusu bu olayı görmezden gelmektedir. Gazetecilik ve meslek namusu kalmamıştır. Yanıbaşlarında Ulusal Kanal ve Aydınlık saldırıya uğruyor ama yandaş basın üç maymunu oynuyor. Gerçekleri yazmakla yükümlü olan gazeteler mandacılığı benimsemiş ve görevlerinden istifa etmişlerdir.

Bütün demokratik kitle örgütlerimizi, toplum öncülerini ve vatandaşlarımızı ülkemizi iç savaşa ve bölünmeye sürükleyen bu saldırılara karşı birleşmeye ve kararlı tutum almaya çağırıyoruz. Faşizme doğru adım adım yükselen bir rejime karşı baş kaldırmak kaçınılmaz bir insanlık görevidir.

Kemal Albayrak Hasan Kemahli Ethem Kayali Adnan Ulucinar Gülay Sinaci

İşçi Partisi Zurich A.D.D.Bas. Bern A.D.D Bas. Fieiburg A.D.D.Bas. Neuchatel Anadolu Genclik Birligi

 

Ìsvicre`de Cumhuriyet Gücbirligi Rüzgari Esti.

21 Mayis 2011 Tarihinde   Bern Atatürkcü Düsünce Dernegi`nin düzenlemis oldugu  Cumhuriyet gücbrligi dayanisma Senligi son derece basarili gecmistir. Bern Atatürkcü Düsünce Dernegi  Baskani Sayin Ethem Kayali`nin yaptigi acilis konusmasinda,

Türkiyenin icinde bulundugu duruma vurgu yaparak bu secimlerde Cumhuriyet gücbirligi  adaylarina destek cagrisinda bulunmus ve  AKP` den kurtulmak icin Cumyuriyet güc birligi adaylarinin desteklenmesi gerektigi belirtmistir. Cumhuriyet degerlerine sahip cikmak icin,milli birlik beraberligimiz icin,Toprak bütünlügümüz icin, Meclise Cumhuriyet gücbirligi gerekligini ve önemine vurgu yapan bir konusma yapmistir.

Konuk konusmaci Sayin  Ìrem Kutluk Vardiya Bizde Platformunun sözcüsü ve Balyoz`da tutuklu Emekli Tüm Amiral Ali Deniz Kutluk` un esi Senlikte yaptigi  konusma` da , Balyoz davasinda  yasanan hukuksuzkuga dikkat cekerek  Ìsimsiz E- postalarla Gazeteci Mehmet Baransu`nun verdigi bavuldan cikma sahte belgelerle Ergenekon`da oldugu gibi Türkiyenin en seckin Aydinlarina ve Komutanlarina kes yapistir kerhen montajla ve hücrelere koy yöntemi ile bir pisikolojik operasyon yürütülmektedir.

Yandas medye ile yandas Hakimle eslerimiz suclanmaktadir. Vardiya bizde bu kanunsuzluk karsisinda milletimizi bilgi kirliginden kurturmak ve gercekleri gün yüzüne cikarmaya calismakta. Ergenekon ve Balyoz davasinin bütün Milletimizin izlemesini ve TV yayininda Canli verilmesini defalarca Mahkemeden talep edilmesine ragmen, Hersey acik olsun istedik,ne yazikki yapilan basvurularimiz kabul edilmedi. Cünkü gerceklerden korkuyorlar. Cünkü kanunsuzlar. Hersey sahte. 2003 Seminerinin icinde 2007 / 2008 hatta 2009 Yilina ait dökümanlar var. Sahte Cidiler var.

Bütün bu kanunzsuzluklara son vermek icin bizde Cumhuriyet gücbirligi adaylarini destekliyoruz. Sizlerle birlikteyiz diyerek konusmasina son verdi. Daha sonra Secim calismalarina yönelik oalarak Cumhuriyet gücbirligi adaylarinin tek tek  tanitimi yapildi. Sinevizyon araciligla Basta isci partisi genel baskani Dogu Perincek `in konusmasi ve Ìzmir secim  bölgesi tanitildi. Emekli Orgeneral Cetin Dogan` nin konusmasi  Ìstanbul secim bölgesi tanitildi ve Tuncay Özkan`nin konusmasi ve secim bölgesi tanitildi. Daha sonra sanatci Ali Can Türküleriyle halaylariyla senlige renk katti.

22 Mayis 2011 Tarihin`de Zürich Atatürkcü Düsünce Dernegi`nin  düzenledigi konferansta Misafir konusmaci Vardiye Bizde Platformu Sekreteri Sayin Ìrem Kutluk Balyoz davasina iliskin bugüne kadar yapilanlar hakinda katilimcilari bilgilendirerek yapilan Hukuksuzluga deyinmis mücadelelerinin devam edeceginin belirtmistir.

Saygilarimizla

Bern Atatürkcü Düsünce Dernegi

 
 
 
30.09.2010

İSVİÇRE FEDERAL MAHKEMESİ ALİ MERCAN, ETHEM KAYALI VE HASAN KEMAHLI’NIN CEZALARINI ONAYLADI

Ali Mercan: Soykırım yalanına karşı mücadelemiz sürecektir

İsviçre soykırım yalanına itiraz edenlere ceza vermeye devam ediyor. Federal Mahkeme: Doğu Perinçek’in ceza aldığını bilerek aynı konuda konuştular, cezayı hakettiler. AKP ve Ergenekon tertibi Ermeni soykırımı yalanına karşı mücadeleyi baltalıyor.

Ali Mercan 30 Haziran 2007 de Wintertuhr kentinde ‘Ermeni soykırımı tarihsel ve uluslararası bir yalandır’ dediği için şehrin Polis Mahkemesi tarafından180 gün hapis karşılığı para cezasına çarptırıldı. Bern ADD Başkanı Ethem Kayalı ve Zürich ADD Başkanı Hasan Kemahlı’da toplantıyı düzenledikleri için ‘suça katılmış’ sayılarak 150 şer gün karşılığı para cezalarına çarptırıldılar.

Temyiz mahkemesine yapılan itiraza ragmen Zürich Kanton Mahkemesi 9 şubat 2010 da cezaları onayladı. Mayıs ayında Federal Mahkemeye yapılan itiraz da cezanın tekrar onaylanmasıyla sonuçlandı.

SOYKIRIM İDDİALARI YALANDIR DEMEYE GÖZALTI VE CEZA SÜRÜYOR

30 Haziran 2007 de, Türkiye’deki genel seçimler öncesi İşçi Partisi Genel Başkanı Wintertuhr’da bir konferans vererek vatandaşlarımızı bilgilendirmek ve cezalandırıldığı ‘soykırımı inkar’ davasıyla ilgili olarak avukatıyla görüşmek üzere İsviçre’ye seyahat etmek istediç Ancak İsviçre makamları ceza verdikleri Perinçek’e vize vermeyerek savunma hakkını bile engellediler. Bunu üzerine İşçi Partisi Avrupa Temsilcisi Ali Mercan konferans için ayrılan salonda ‘Ermeni soykırımı tarihsel ve uluslararası bir yalandır’ içerikli bir konuşma yaptı. Toplantıyı izleyenler hep beraber ‘hepimiz Doğu Perinçek’iz’ pankartları taşıdılar. Wintertuhr Polisi açıklamanın ardından adı geçen üç kişiyi derhal göz altına aldı. Mahkeme yargılananları ırkçılık yapmakla suçladı.

Ali Mercan ve arkadaşları ise sosyalist gelenekten kişiler olarak ırkçılık suçlamasını geri çevirdiler ve düşünce özgürlüklerinin ihlal edildiğini açıkladılar.

Federal Mahkemenin kararı, Doğu Perinçek’in ceza aldığını bildikleri halde aynı şekilde açıklama yaptılar ve cezayı bilerek hakettiler gerekçesine dayanıyor.

Ali Mercan basına gönderdiği açıklamada şu görülere yer verdi:

‘Mahkeme kararı mücadelemizi durduramaz. Milletimizi suçlayan bu Avrupa ırkçılığının yalanlarına karşı mücadelemiz sürdürülecektir.

Sonuçlara Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nezdinde itiraz edilecektir.

6 ayda bir İsviçre’nin ev sahipliği ve arabuluculuk yaptığı Türkiye-Ermenistan görüşmeleri sürdürülmektedir. Görüşmeler sürecinde tarih komisyonu da vardır. Araştırıldığı iddia edilen bir konuda İsviçre’nin durmadan ceza vermesi ne kadar adildir? Kanun yaptıkları bir konuda komisyonlar ne araştırıyorlar? İsviçre ve diğer Avrupa ülkelerinin yaptıkları düşünce özgürlüğü ve halkı bilgilendirme hakkının ihlali değil midir?’

AKP Hükümeti Türk Milletinin aşağılandığı iftiralar karşısında İsviçre ve Avrupa’ya arka çıkmış ve yalanlarla mücadele edenleri arkadan hançerlemistir. Soykırım yalanına karşı mücadele eden Talat Paşa Komitesi mensupları Avrupa tarafından desteklenen Ergenekon tertibinde yargılanmaktadır. Soykırım yalanına karşı mücadele AKP ve Ergenekon tertibiyle de baltalanmaktadır.‘

Federal Mahkemeni kararı duyulduktan sonra, İsviçre’deki Türk Dernekleri yanında Talat Paşa Komitesinin eylemlerini destekleyen çok sayıda kuruluşta olaya tepki gösterdiler. İsveç ADD, İsveç Türk Kültür veDüşünce Derneği, İsveç Türkiye Bilgi ve forumu ve başka kuruluşlar İsviçre makamları nezdinde kararı protesto edeckler ve bir basın toplantısıyla vatandaşlarımızı mücadeleyi sürdürmeye çağıracaklar.

Not: www.add-bern.ch de kamuoyuna duyuru başlığı altında fotoğraflar var.

 

 
Winterthur-Urteil gegen Türken bestätigt
TURKISHPRESS - ‎12.02.2010‎
Ethem Kayali, Ali Mercan und Hasan Kemahli sehen die Verurteilung als eine weitere schweizerische Unart an. Nicht sie würden dadurch verurteilt, ...
Swiss court confirms conviction of Turks for genocide denial
Hurriyet Daily News - ‎11.02.2010‎
The defendants, Ali Mercan, Hasan Kemahlı and Ethem Kayalı, had denounced Armenians' claims of genocide as lies at a meeting in 2007 in the Swiss district ...
"Soykırım yok" diyen Türklere para cezası
CNN Türk - ‎10.02.2010‎
Bern ve Zürih Atatürkçü düşünce dernekleri başkanları Ethem Kayalı ve Hasan Kemahlı 4'er ay, İşçi Partisi yurtdışı temsilcisi Ali Mercan'a 6 ay hapis cezası ...
'Ermeni soykırımı yoktur' dediler...
ekolay.net - ‎10.02.2010‎
Tutuksuz yargılanan Bern ve Zürih Atatürkçü Düşünce Denekleri başkanları Ethem Kayalı ve Hasan Kemahlı 4'er ay, İşçi Partisi yurt dışı temsilcisi Ali ...
Soykırımı reddeden 3 Türk mahkûm oldu
Hürriyet - ‎11.02.2010‎
... soykırımı iddiasını “Uluslararası ve tarihi bir yalan” olarak nitelemekten, Ethem Kayalı ve Hasan Kemahlı ise toplantıyı düzenlemekten yargılanmıştı. ...
 
'Soykırım yok' diyen Türkler'e ceza
Mersin Haber - ‎10.02.2010‎
Ermeni soykırımı iddialarının yalan olduğunu? söyleyen Bern ve Zürih Atatürkçü Düşünce Denekleri Başkanları Ethem Kayalı ve Hasan Kemahlı ile İşçi Partisi ...
İSVİÇRE'NİN UTANÇ DAVASI
Ulusal Kanal - ‎09.02.2010‎
Toplantıda birer konuşma yapan Bern ve Zurich Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanları Ethem Kayalı ve Hasan Kemahli ile İşçi Partisi Avrupa Temsilcisi Ali ...
İsviçre'den Çifte Standart
HYE-TERT - ‎11.02.2010‎
Mahkemede yargılanan Ethem Kayalı, Hasan Kemahlı ve Ali Mercan, 4 ila 6 ay hapis cezasına çarptırılmış, üç Türkün isteği üzerine hapis cezaları para ...
İsviçre'nin ayıbı
Turkish Forum - ‎Vor 2 Stunden‎
Zürih Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı Ethem Kayalı ile Bern Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı Hasan Kemahlı, 2007 yılında Winterthur şehrinde bir toplantı ...
İsvicre'de temyiz durusmasi
Turkish Forum - ‎07.02.2010‎
... ihlal ettikleri icin mahkum edilen uc Turk vatandasinin (Ali Mercan-Hasan Kemahli-Ethem Kayali) 9 Subat 2010 tarihinde yapilacak olan temyiz durusmasına ...
 
 
 
Soykırımı reddeden üç Türk mahkum oldu
Hürriyet Gazetesi / 12.02.2010
 
 
Oktay Eksi Hürriyet 13.02.2010
 
İsviçre’nin ayıbı


DIŞARIDAN bakınca çağımızın en uygar ülkelerinden biri görünen İsviçre’nin gerçek yüzü bir kere daha ortaya çıktı:

Zürih’teki Yüksek Mahkeme, bir toplantıda “soykırım”ı “uluslararası ve tarihi bir yalan” olarak niteleyen Ali Mercan ile düzenleyici iki Türk’e 4’er ay hapis cezasını uygun buldu.


 
Uygun buldu dediğimizden de anlaşılacağı gibi, olayın geçmişi var:
Zürih Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı Ethem Kayalı ile Bern Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı Hasan Kemahlı, 2007 yılında Winterthur şehrinde bir toplantı düzenlemişler. Burada konuşan İşçi Partisi Avrupa Temsilcisi Ali Mercan da, soykırım iddiaları hakkında yukarıdaki kanaatini söylemiş.
“Vaay, sen misin Ermeni soykırımı yalandır, diyen?” babalanmasıyla, bu üç kişiyi yargılayan Winterthur yerel mahkemesi, Ali Mercan’a 180 gün (6 ay), Kemahlı ve Kayalı’ya ise 120’şer gün (4’er ay) hapis cezası vermişti.
Yüksek Mahkeme, “Bu memlekette ifade özgürlüğü var. Elbet bir tarihi olay hakkında isteyen istediği değerlendirmeyi yapar” dememiş.
“Soykırım yoktur diyen, cezaya müstahaktır” demiş.
O zaman Winthertur mahkemesi ile Zürih’teki Yüksek Mahkeme’nin, sırf “Dünya Kilise’nin iddia ettiği gibi düz değil, bir küre şeklindedir” dediği ve “Dünya hem kendi etrafında hem de Güneş’in etrafında döner” görüşünü savunduğu için Galileo Galilei’yi “ömür boyu hapse” mahkum eden Engizisyon Mahkemesi’nden farkı ne oluyor?
Bu Batılıları anlamak bazen gerçekten çok güçtür:
Daha önce de değinmiştik... Örneğin “Yahudi düşmanlığı” anlamına gelecek bir söz söylemek, bir şey yazmak Avrupa ülkelerinin hemen hepsinde yasaktır.
Peki bu yasağın “ifade özgürlüğü” bağlamında savunulması mümkün müdür?
Bunu sorarsanız, “Ama o başka!” derler. “Başka” dediklerinin altında da yine kendi dünyalarında yaşanmış olan utanç verici “Yahudi soykırımı” olayları yatar.
“Hiçbir millete, ırka karşı düşmanca yayın yapılamaz” deseler anlayacağız. Ama yasak öyle değildir, “Yahudi düşmanlığı yasaktır” şeklindedir.
“Türk düşmanlığı” yasak olmadığı gibi, bazı ortamlarda ödüllendirilme nedeni bile olabilir.
Böyle, “Yahudiler” üzerinden sözde “ayrımcılığa karşı mücadele” ediyormuş gibi görünürken düpedüz ayrımcılık yapmanın savunulması mümkün mü?
Aynı çift standardı doğruca bizimle ilgili tavsiyelerinde de görürsünüz:
Türklere orada ağız dolusu küfür etmek serbest olduğu gibi isterler ki Türkiye’de de herkes aynı şeyi bol bol yapsın. Onun için gider gelir, “Yasalarınızdaki şu maddeyi değiştirin” derler. Bizim birtakım akıllılar da “ifade özgürlüğü” adına onların maşası olurlar.
İfade özgürlüğü elbet önemli. Ama çifte standardın olmaması da önemli.
 
 
 
YÜKSEK MAHKEME SOYKIRIM DAVASINDA KARARINI YİNELEDİ
Irkçılık kastı yoksa bile ceza var
Mahkemeyi izlemeye gelenler ağızlarına bant yapıştırarak İsviçre’nin düşünce özgürlüğü ihlalini protesto ettiler. “Doğu Perinçek’in ceza aldığı konuşmalarını tekrar etme riskine rağmen neden konferansa davet ettiniz” gibi hukuk dışı sorular ısrarla tekrarlandı.  Konuyla ilgili herkes kararın önceden belli olduğunu söyledi. İsviçre Basını duruşmaya büyük ilgi gösterdi.
 
Ali Mercan, Ethem Kayalı ve Hasan Kemahlı hakkında ırk ayrımcılığı suçu gerekçesiyle Ekim 2008 yılında verilen ceza Zürich Eyalet Yüksek Mahkemesince de onaylandı. Verilen karara itiraz edilmişti. 9 Şubat 2010 günü gerçekleşen duruşmada İşçi Partisi Avrupa Temsilcisi Ali Mercan’ın 30 Haziran 2007 de basın mensupları ve dinleyici topluluğu huzurunda “Ermeni Soykırımı uluslararası ve tarihsel bir yalandır” diyerek İsviçre Ceza Kanunu’nun 261. madde ve 4. şıkkını ihlal ederek ırkçılık yaptığı iddia edildi. Bern ADD Başkanı Ethem Kayalı ve Zürich ADD Başkanı Hasan Kemahlı’da toplantıyı hazırlamak yoluyla suça iştirak etmiş sayıldılar.
   Çoğu kitle örgütü temsilcisi olan izleyiciler mahkeme salonunu doldurdular. Duruşmayı izlemeye gelenler Zürich Eyalet Yüksek Mahkemesi önünde ağızlarına bant yapıştırarak düşünce özgürlüğünün ihlali olan İsviçre’nin tutumunu ptotesto ettiler. Hemen bütün İsviçre gazetelerin muhabirleri de duruşmayı izlediler.
 
   DOĞU PERİNÇEK’LE İLGİLİ ISRARLI SORULAR
   Mahkeme heyeti daha önce aynı gerekçeyle yargılanan İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’le ilgili ısrarlı sorular yönelttiler. Doğu Perinçek 30 Haziran 2007’de Wintertuhr kentine sözkonusu dava ve yaklaşan seçimler üzerine konferansa davet edilmişti. İsviçre’nin kendisine vize vermemesi üzerine sözkonusu toplantıda Ali Mercan konuşmuş ve dinleyiciler “hepimiz Doğu Perinçek’iz” yazılı afişler açmışlardı.
   Mahkeme heyeti yargılananları Doğu Perinçek yanlıları olarak nitelendirdi ve İP Lideri’nin ceza aldığını bile bile aynı görüşleri dile getirerek suça iştirak etmişlerdir dedi. Özellikle Hasan Kemahlı ve Ethem Kayalı’ya “Doğu Perinçek’in suç sayılan konuşmaları tekrar edeceğini bilmiyor muydunuz?” şeklinde ısrarla ve defalarca sorular yöneltildi.
 
   IRKÇILIK KASTI OLAMASA DA CEZA
   Avukat Tarkan Göksu 45 dakikalık savunmasında ayrıntılı olarak ırkçılık suçlamasını çürüttü. Doktorasını ırkçılık üzerinde yapan ve bu konuda sık sık görüşüne başvurulan Göksu’nun savunması mahkeme heyetinin ve izleyicilerin pür dikkat kesilmelerine yol açtı. Mahkeme Başkanı Hakim Bay Spiess özellikle Ali Mercan’ın konuşmaları ve geçmişine gönderme yaparak ırkçılık kastı olmadığı yönünde karardan ayrı görüş bildirdi. Karar, ırkçılık kastı olamasa da yasalar çiğnenmiştir diye düzenlendi. Bu yasa ve kararın Türkiye ve Türk Milletine karşı olduğu açıklamasına karşı da mahkeme “suçu şahıslar işlemiştir, Türk Milletini yargılamıyoruz diyerek” kendilerini savundular. 1918 olaylarıyla ilgili olarak ta “biz tarihçi değiliz” dediler. Cezaya gerekçe olarak “bu konuda uluslararası bir mutabakat vardır” görüşünü ileri sürdüler. Bu konuda komisyonların varlığı, bir çok ünlü tarihçinin aksini ispatlamaları mahkeme heyetinin dikkatini çekmedi.
 
KARAR ÖNCEDEN BELLİYDİ
   Ne karar verileceği önceden belliydi.Devamlı mahkemelere katılan tercüman buradaki mahkemeleri tiyatro gibi olduğunu ama bu defa uzun bir ara vererek gerekçe hazırladıkları izlenimini aktardı.
    Duruşmaya İsviçre Basınında geniş yer verildi.
   Ali Mercan 150, Hasan Kemahlı ve Ethem Kayalı 120 şer gün karşılığı para cezasına çrptırıldılar. İlk cezaya göre 30 ar gün indirilen cezanın günlüğü 30 Frank’tan hesaplanıyor. Ayrıca mahkeme masrafları eklenecek.

 

 

 

Degerli Basin Mensuplari ve Degerli Yurttaslarimiz,

30 Haziran 2007 tarihinde Ìsvicrenin Winterthur sehrinde Bern ve Zürich Atatürkcü Düsünce Derneklerinin birlikte düzenlemis oldugu SözdeErmeni Soykirimi ile ilgili bilgilendirme toplantisinda, yapmis olduklari konusmalardan dolayi Bern ve Zürich Atatürkcü Düsünce Dernegi Baskanlari Sayin Ethem Kayali ve Sayin Hasan Kemahli, ayrica misafir olarak katilan Sayin Ali Mercan, Winterthur Polisi tarafindan tutuklanarak yapilan 12 saatlik sorgulamarin`dan sonra  tutuksuz yargilanmak üzere saliverilmis olup, bu güne kadar cesitli tarihlerde yapilan mahkemenin vermis oldugu karar hakkinda, (Bern ve Zürih A.D.D Baskanlari Sayin Ethem Kayali  ve Sayin Hasan Kemahli icin ayri ayri  dört ay hapis (120 gün) karsiligi günlügü 30 frankdan 3600 Sfr.para cezasi. Sayin Ali Mercan icin Alti Ay hapis (150 gün) karsiligi günlügü 30 frankdan 4500 Sfr. para cezasi. Bu verilen mahkeme kararindan sonra , Zürich Temhiz mahkemesine itiraz basvurusu yapilmistir.
Yeni yargilama Tarihi 09 Subat 2010 olarak belirlenmistir. Yapilacak olan Yargilamada Bern ve Zürich A.D.D Baskanlarina siz degerli basin mensuplarinin ve siz degerli tüm  Vatandaslarimizin yargilama boyunca destek vererek Zürich Temhiz Mahkesinde olan yargilamayi takip etmenizdir.
Saygilarimizla. Bern Atatürkcü Düsnce Dernegi
 
Mahkeme Tarihi ve Adresi.
Tarih: 9 Subat 2010 Saat : 13.30
Yer.:   Klausstrasse 4, 8008 Zurich  - Gerichtssaal 1
 
 
KONFERANS
 
Sayin Üyelerimiz, Degerli Arkadaslarimiz

Isvicre Atatürkcü Düsünce Derneginin daveti üzerine

Gazeteci  CAN ATAKLI

31 Ocak 2010 Pazar Günü, saat 13.30'da

"Türkiye Nereye Gidiyor" konulu bir konferans verecektir.
Üyelerimizi ve dostlarimizi bu toplantida görmekten mutluluk duyacagiz.
Saygilarimizla
 
YER: Gemeinschaftszentrum Affoltern
Bodenackerstr.25 8046 Zürich

Irtibat:
www.iadd.ch

 

Bern ve Çevresi Atatürkçü Düsünce Dernegi
www.add-bern.ch
E-mail: add-bern@gmx.ch
Postfach 7CH-3098 Schliern b. Köniz
Giris: 20 SFR Tarih: 13 subat 2010 Saat: 19.00
Yer: OZK Oberstufenzentrum Köniz
Schwarzenburgstrasse 321, CH-3098 Köniz
Irtibat tel: 079 744 41 03 / 079 482 02 81


Sayın Üyelerimiz,
Değerli Arkadaşlarımız,

Isviçre Atatürkçü Düşünce Derneklerinin daveti üzerine
Program yapimcisi gazeteci yazar BANU AVAR

15 Kasim 2009 Pazar günü, saat 14.00 ‘de
“TÜRKiYE NEREYE GiDiYOR”
konulu bir konferans verecektir.

Üyelerimizi ve dostlarımızı bu toplantıda görmekten mutluluk duyacağız.
Saygılarımızla.

IADD Zürih Yönetim Kurulu
A.D.D Bern Yön.Kur.
A.D.D Freiburg Yön.Kur.

Yer: STADTHAUSSAAL MÄRTPLATZ 23 8307 EFFRETIKON
Tarih :15-KASIM Pazar Saat:14:00

Ìletisim:www.iadd.ch / www.add-bern.ch
Hasan Kemahlı 079 659 53 73
Ethem Kayali 079 744 41 03
 
 
 
 
 
Yer      :           Allresto Bern Kongresszentrum
Tarih    :           10.10.2009
Sunum  :           Yesim Demirtas, Isci Partisi Temsilcisi
 
Katilimcilar       Talat Pasa Komitesi Sözcüsü Doc. Dr. Cüneyt Akalin,
 
Marmara Üniversitesi, Iletisim Fakültesi, Genel Gazetecilik Ana Bilim Dali
 
Almanya Atatürkcü Düsünce Dernekleri Birlik Baskani Dr. Yavuz Dedegil,Universität Karlsruhe
 
Bay Gasim Nasirov,
Präsident des Kulturvereins der Aserbaidschaner in der Schweiz
 
Avrupa`nin cesitli ülkelerinden gelerek panele destek veren gruplar  Talat Pasa Komitesi`nin protestosuna katilimlarini ve sonuna kadar destek olacaklarini ifade etmislerdir. 
 
Panel icerik özeti :
Yesim Demirtas, acilis konusmasi ve sirayla konusmacilara söz hakki:
Hepimizin bildigi gibi bugün Türkiye ve Ermenistan arasinda gizli bir protokol imzalanacaktir. Bu protokolü kabul etmiyoruz. Bize soykirimi dayatan, Misak-i Milli sinirlarimizi tanimayan, toprak bütünlügümüzü kabul etmeyen Ermenistan`la neyin protokolü yapilmaktadir? Karabag isgaline son vermeden ve „sözde Ermeni soykirimi yasasi“ yürürlükten cekilmeden yapilan bu protokol hangi amaca hizmet ediyor? Amerika ve Avrupa tarafindan Yakindogu ve Kafkas ülkelerinin sinirlarini degistirmeyi hedefleyen Büyük Ortadogu Projesi Es Baskani Recep Tayyib Erdogan`i ve ayni amaca hizmet eden Abdullah Gül`ü burada protesto ediyoruz.
„Sözde Ermeni Soykirimi“ 2003 yili sonunda halk oylamasiyla Isvicre`nin irkciligi suc sayan 261. maddesi „c“ fikrasi icerisine dahil edilmistir. Burada halk hicbir sekilde Isvicre Devleti tarafindan bilgilendirilmeden sadece Ermeni propogandalariyla yasaya onay vermistir. Gercegin böyle oldugunun ve yasanin kaldirilmasinin sart oldugunun itirafi 2007 yilinda Isvicre SVP Partisi Milletvekili Theo Pfister tarafindan 2007 Subat ayi Aydinlik Dergisi`ne verdigi röportajinda ve gene SVP Milletvekili Oskar Freysinger tarafindan ADD`nin düzenlemis oldugu „Isvicre`de fikir özgürlügü“ panelinde yapilmistir. Bugün halihazirda Isvicre`de SVP bu yasanin cekilmesini istemektedir. 
 
Cüneyt Akalin, basin aciklamasi ve bilgilendirme:
Sınırı  Açma Bahane….
Türkiye  Batı’nın Dayatmaları Yüzünden
Azerbaycan’dan Kopuyor,  Diyalogdan Uzaklaşıyor!
Türkiye ile Ermenistan  hükümetlerinin,  İsviçre’nin aracılığıyla oluşturdukları protokoller 10 Ekim’de İsviçre’de imzalanıyor.
Taraflar imza tarihini ve yerini son ana kadar açıklayamadılar. Sarkisyan’ın  maça gelip gelmeyeceği birkaç gün öncesine kadar belli olmamıştı.
Taraflar neden gizli görüşmeler yürütüyorlar? Halktan  neyi gizliyor, kamuoyu- nun tepkisinden neden bu kadar çekiniyorlar?  Başbakan RT Erdoğan Karabağ sorunu çözülmeden Türkiye’nin sınırları açmayacağını Bakü’de Meclis’te ilan etti.  Öyleyse  bu,  neyin  protokolüdür?
Dahası, Ermenistan’ın Türkiye’yi rencide eden “soykırım” iddialarından olsun,  Doğu Anadolu topraklarından olsun vazgeçtiğini belirten bir işaret yoktur.
Öyleyse bu, nasıl bir açılımdır?
Protokoldeki “Ermenistan’ı Tanıma” vb sözleri göz boyamacadır.  Türkiye SB’nin dağılmasının ardından Ermenistan’ı tanımış ancak Ermeni güçlerinin Azeri topraklarını işgal etmesi üzerine, Azerbeycan’la  dayanışma amacıyla   Ermenistan sınırını kapatmıştı. Şimdi  bu  sınırları aşma işi neyin nesidir?
Devreye İsviçre’nin sokulması, olayın mahiyetini açıklıyor.  Kafkasya’da yeni dengeler arayan,  bölgedeki petrol  kaynaklarına el uzatan Batı ve özellikle ABD, Türkiye’yi  geri adım atmaya zorluyor. Türkiye ile Azerbaycan arasına nifak sokuyor.  “Bir millet iki devlet” duruşunu yok etmeye  çalışıyor.
İsviçre’nin  bir konuşmasında  “biz soykırım yapmadık, vatanımızı savunduk” diye düşünce açıklayan bir  Türk siyasetçisini ( İP  başkanı Doğu Perinçek) mahkum etmenin ayıbını taşırken, birden öne atılarak  bu işte arabuluculuğa soyunması Batı’nın niyetini ortaya koyuyor. 
Türkiye ve Ermenistan aralarındaki sorunları bir araya gelip  ele alabilir, çözüm- ler arayabilirler. Bu doğaldır.  Bunun için  ne ABD’nin zorlamalarına, ne Obama’nın telkinlerine  ne de İsviçre’nin arabuluculuğuna ihtiyaçları  vardır.
Türkiye büyük badireleri aşarak bugünlere gelmiş bir ülkedir. I. Dünya Savaşı yıllarının acılarını ve ihanetlerini pek çok yurttaşımız belleğinin gerilerine attı. Ancak bu, hakareti sineye çekme anlamına gelmez; Ermeni iddiaları asla kabul edilemez. 
Türkiye Cumhuriyeti  uluslararası meşruiyetini Lozan Anlaşması ile kazandı. Bu yaşamsal kazanımları “açılım” bahanesi ile İsviçre’nin       kentinde bir yana bırakmamız  söz konusu olamaz.
İsviçre’nin yaptığı tarihsel haksızlıklara  yakinen tanıklık etmiş Talat Paşa Komitesi’nin mensupları olarak dünyaya ilan ediyoruz:
Türkiye’yi dolaylı dolaysız “soykırım suçlamaları” ile mahkum etme çabaları kötü niyetli emperyalist hesaplardır.
Türkiye aynı kaderi  paylaştığı  Azerbaycan ile her konuda yakın  işbirliğini ve kader birliğini  sürdürmekte kararlıdır.
Ermeni güçleri işgal altında tuttukları Karabağ’dan çekilmedikçe Ermenistan sınırı açılamaz.
 
Yavuz Dedegil, bilgilendirme (özet)
Sözkonusu protokolün Obama`nin talimatiyla 10.Ekim`e kadar imzalanma istegini Tayyip Erdogan Hükümeti`nin aldigi emirler dogrultusunda harekete gecerek imzalamaktadir. Bu protokol 70 milyonluk Türkiye ile 2 milyonluk Ermenistan`in iliski normallestirmesine degil dünya güclerinin paylasimlarina hizmet etmektedir. Türk halki bu protokolle ilgili hicbir sekilde bilgilendirilmemis, protokol öncesi hükümet Ermenistan`la yaptigi tüm görüsmeleri de halktan saklamistir. Protokolde hazir bulunan taraflar :
ABD Disisleri Bakani Hillary Clinton, Rusya Disisleri Bakani Sergey Lavrov, Fransa Disisleri bakani Bernard Kouchner, Avrupa Konseyi`ne baskanlik eden Slovenya Disisleri bakani Samuel Zbogar ve Isvicre Disisleri Bakani M. Calmi Rey. Bu da cikarlarin paylasiminin ne kadar büyük oldugunu gösteriyor. Bu protkol tarihi akillarda cok iyi tutulmalidir cünkü bu Lozan`da imzalananlarin kaybedilmeye basladiginin protokolüdür.
Ayrica 25 Temmuz 2009 tarihli resmi gazetede yayinlanan kanuna gore Türkiye 16 kalkinma bölgesine ayriliyor, her bölgenin bagimsiz parlementolari olacak ve yerel parlementolarin finansini Ankara`daki merkez TBMM denetleyemeyecek (resmi gazetenin bir nüshasi Yavuz Dedegil beraberinde getirilmis ve gösterilmistir).
Bu ayrilan bölgeler incelendiginde sehirlerin harita üzerindeki gruplandirilmasi tamamen Ermenistan`in toprak talebi olan bölgeyle, Türkiye`nin bölünerek Kürdistan haritasi gibi gösterilen bölgesiyle ve Rum Pontus diye adlandirilmak istenen Dogu Karadeniz bölgesiyle bire bir örtüstügü görünmektedir. Ayrica olusturulan bölgelerin kendilerine ait bayraginin da olmasi kanunda ön görülmüstür. Bu kanun ilk olarak Trakya`da yürürlüge konmus, adeta özerk Trakya Cumhuriyeti olusturulmustur. Bulgaristan Disisler Bakani Türkiye ziyareti sirasinda bu yasadan ve Trakya`da olusturulan özerk bölgeden memnuniyetini dile getirmistir.
Ermenistan-Türkiye protokolünün aciliyetinin diger bir sebebi de ABD`din agir kayiplara ugradigi irak`tan bir an once 120.000 askerini cekerek 40.000 kadarini Afganistan`a gönderip 80.000 askerini de su an hizla insasi süren Türkiye`deki ABD üstlerine yerlestirmektir. Irak`ta kurdurdugu kukla Kürt Devleti`ndeki kaynaklardan ABD`nin buradan sorunsuz petrol cekebilmesi icin  boru hatlarini koruma isinde Türk Askeri görevlendirilecektir.
Afganistan savasinin tek sebebi Türkmen gazinin Hint Okyanusuna indirilmesindeki yollari control altinda tutabilmektir. Bugün olan bitenlerin tümünün tek aciklamasi enerji kaynaklarinin ve gectigi yollarin dünya gücleri tarafindan kontrol altina alinmasindan baska birsey degildir.
Bu arada 1993 yilinda Karabag`in Ermenilerce isgal edilmesi ve Ermeniler`in Karabag`li Azeri halki katletmesine karsilik Türkiye`nin kapattigi sinirin bugün acilmasi icin imzalanan protokole Azerbaycan Cumhubaskani Ilham Aliyev su sözleriyle diplomatik tepkisini ortaya koymustur:  „O günden bu güne ne degisti de Türkiye sinirini Ermenistan`a acmaya karar verdi?”
 
Gasim Nasirov, bilgilendirme
Nasirov Azerbaycan Karabag isgalini gösteren film izletisinden sonra dogal gaz kaynaklarinin dagitimini gösteren iki yolun: Rusya`dan Karadeniz altindan gecirilerek Bulgaristan`a ulasip oradan Avrupa`ya dagilacak olan “Güney Mavi Akim Hatti” ve Hazar Deniz`inden bölgenin gazini  Azerbaycan, Gürcistan, Türkiye üzerinden gecip Avrupa`ya dagitacak olan “Nabucco” hattini harita üzerinde göstererek Türkiye-Ermenistan protokolünün neden imzalatildigini aciklamistir. Bu protokole Rüsya`nin destek verme sebebi “Nabucco” hattinin Gürcistan üzerinden gecmesi yerine daha kisa yol olan Ermenistan`dan gecirilmesi, Gürcistan`in Rusya ile olan sorunlari nedeniyle hattin disinda birakilmasi, Ermenistan`in cok kötü olan ekonomisine katkida buunulmasi hedeflenmektedir. Ayrica Iran kaynaklarinin da ayni dagitim hattiyla alinabilmesi icin ABD Iran`la uzlasmaya calismaktadir. Bugün Italya`da Berlusconi skandalinin patlak verme sebebi Avrupa`da bir tek Italya`nin Güney akim projesine onay veren ülke olmasidir.
Ayrica Hürriyet Gazetesi yayinladigi bir haberinde Azerbaycan`a bagli Nahcivan Özerk Cumhuriyeti`ni haritada Ermeni topraklari icerisinde göstermistir. Türk basini zaman zaman böyle duyarsiz haritalar yayinlamaktadir.
Bir gün once Isvicre kanali Ermenistan Türkiye protokol imza haberini verirken Türkler`in Ermeniler`e soykirim yaptigini Vassili Wereschtschagin Tretjakov`un kurukafalardan yigin olusturulmus tablosunu katledilen Ermeniler`in  fotografmis gibi vermistir. Oysa bu tablo 1915 olaylarindan 45 yil once yapilmistir. Gasim Nasirov haberi görür görmez kanala telefon ederek bu düzmece haberi yayindan kaldirtmistir.
Su var ki politikalar ne olursa olsun degismeycek bir gercek Türk ve Azerbaycan halklarinin kardesliginin arasina hic birsey giremez, giremeyecektir.
 
Basın Açıklaması ve Panel Aşağıdaki Adreste yapılacaktır.
Allresto Bern, Kongresszentrum
Effinger strasse 20, 3008 Bern
Tarih 10.10.09 Saat :13. 00
İsviçre  Ekim 2009,
Sınırı  Açma Bahane….
 
Türkiye  Batı’nın Dayatmaları Yüzünden
Azerbaycan’dan Kopuyor,  Diyalogdan Uzaklaşıyor!
 
Türkiye ile Ermenistan  hükümetlerinin,  İsviçre’nin aracılığıyla oluşturdukları protokoller 10 Ekim’de İsviçre’de imzalanıyor.
Taraflar imza tarihini ve yerini son ana kadar açıklayamadılar. Sarkisyan’ın  maça gelip gelmeyeceği birkaç gün öncesine kadar belli olmamıştı.
Taraflar neden gizli görüşmeler yürütüyorlar? Halktan  neyi gizliyor, kamuoyu- nun tepkisinden neden bu kadar çekiniyorlar?  Başbakan RT Erdoğan Karabağ sorunu çözülmeden Türkiye’nin sınırları açmayacağını Bakü’de Meclis’te ilan etti.  Öyleyse  bu,  neyin  protokolüdür?
 
Dahası, Ermenistan’ın Türkiye’yi rencide eden “soykırım” iddialarından olsun,  Doğu Anadolu topraklarından olsun vazgeçtiğini belirten bir işaret yoktur.
Öyleyse bu, nasıl bir açılımdır?
 
Protokoldeki “Ermenistan’ı Tanıma” vb sözleri göz boyamacadır.  Türkiye SB’nin dağılmasının ardından Ermenistan’ı tanımış ancak Ermeni güçlerinin Azeri topraklarını işgal etmesi üzerine, Azerbeycan’la  dayanışma amacıyla   Ermenistan sınırını kapatmıştı. Şimdi  bu  sınırları aşma işi neyin nesidir?
Devreye İsviçre’nin sokulması, olayın mahiyetini açıklıyor.  Kafkasya’da yeni dengeler arayan,  bölgedeki petrol  kaynaklarına el uzatan Batı ve özellikle ABD, Türkiye’yi  geri adım atmaya zorluyor. Türkiye ile Azerbaycan arasına nifak sokuyor.  “Bir millet iki devlet” duruşunu yok etmeye  çalışıyor.
 
İsviçre’nin  bir konuşmasında  “biz soykırım yapmadık, vatanımızı savunduk” diye düşünce açıklayan bir  Türk siyasetçisini ( İP  başkanı Doğu Perinçek) mahkum etmenin ayıbını taşırken, birden öne atılarak  bu işte arabuluculuğa soyunması Batı’nın niyetini ortaya koyuyor. 
Türkiye ve Ermenistan aralarındaki sorunları bir araya gelip  ele alabilir, çözüm- ler arayabilirler. Bu doğaldır.  Bunun için  ne ABD’nin zorlamalarına, ne Obama’nın telkinlerine  ne de İsviçre’nin arabuluculuğuna ihtiyaçları  vardır.
Türkiye büyük badireleri aşarak bugünlere gelmiş bir ülkedir. I. Dünya Savaşı yıllarının acılarını ve ihanetlerini pek çok yurttaşımız belleğinin gerilerine attı. Ancak bu, hakareti sineye çekme anlamına gelmez; Ermeni iddiaları asla kabul edilemez.  
 
Türkiye Cumhuriyeti  uluslararası meşruiyetini Lozan Anlaşması ile kazandı.       
Bu yaşamsal kazanımları “açılım” bahanesi ile İsviçre’nin       kentinde bir yana bırakmamız  söz konusu olamaz.
İsviçre’nin yaptığı tarihsel haksızlıklara  yakinen tanıklık etmiş Talat Paşa Komitesi’nin mensupları olarak dünyaya ilan ediyoruz:
Türkiye’yi dolaylı dolaysız “soykırım suçlamaları” ile mahkum etme çabaları kötü niyetli emperyalist hesaplardır.
Türkiye aynı kaderi  paylaştığı  Azerbaycan ile her konuda yakın  işbirliğini ve kader birliğini  sürdürmekte kararlıdır.
Ermeni güçleri işgal altında tuttukları Karabağ’dan çekilmedikçe Ermenistan sınırı açılamaz.
 
Talat Paşa Komitesi adına,
Dr. Cüneyt Akalın
 
Banu Avar'ın
yapımcı ve yönetmen olarak sunduğu
Belgesel aşağıdaki linkte...

LİNK: Video
Banu Avar ile Dünya Düzeni Sevr'den BOP'a Türkiye 1.Kisim
 
31 Ağustos 2009 tarihi Ulus Gazetesi
-----------------------
“ALÇAKLAR, NAMUSSUZLAR”
 
Suay Karaman         Atatürkçü  Düşünce  Derneği  Genel  Sekreteri
 
 
İçeriği belli olmayan açılıma, “Amerikan Projesi” diyenler için başbakan; “bunu ispat edemezlerse alçaktırlar, namussuzdurlar” diyerek,  yine yüksek seviyeden konuştu.
 
Başbakanın hocalarından eski başbakan Necmettin Erbakan ise, bu açılımı İsrail’in oyunu olarak değerlendirerek, eski öğrencilerini Türkiye’yi bölmek isteyen Avrupa’nın oyununa gelmekle suçladı.
 
Yapılan değişiklikler sonucu hükümetin çoğunlukta olduğu Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı sonucunda açıklanan bildiride, içeriği belli olmayan açılımın devam etmesi kararlaştırılmıştır. Bildiride devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünden söz ediliyor, ancak ulusal birliğimizin ve laik cumhuriyetimizin değişmez ve değiştirilemez temel kurallarından söz edilmiyor.
 
MGK bildirisinin, kaygıları daha da derinleştirdiğini söyleyen MHP Genel Başkanı, alınan kararların Bakanlar Kurulu’nda oluşturulduğunu savunmuştur.
 
DTP’nin 11 Ağustos 2009 tarihinde Iğdır’da düzenlenen mitinginde konuşan Milletvekili Emine Ayna, açılım, saçılım konusunda; “DTP ile görüşüp, PKK ve sayın Öcalan’ı bunun dışında bırakma gibi bir oyun varsa, bu oyuna gelmeyiz. Buna izin de vermeyiz, bunun bilinmesini isteriz” demiştir.
 
İşte hükümetin içeriği belli olmayan ama herkesin destek vermesini istedikleri açılım ve saçılımın son durumu şimdilik böyle. Alçaklık ve namussuzluk almış başını gidiyor.
 
Büyük tartışmalara neden olan bu açılım, bir türlü açılamadı, şimdi de bu açılım ABD’de mi hazırlandı, Türkiye’de mi  sorusu gündeme oturdu.
 
Abdullah Gül Dışişleri Bakanı iken, 24 Mayıs 2003 tarihinde Vatan Gazetesi’nden Sedat Sertoğlu'na bir röportaj verir ve şunları söyler; ''Ben bu gezileri yapmadan önce, şimdi senin oturduğun koltukta (eliyle koltuğa vurarak) ABD Dışişleri Bakanı Powell oturuyordu. Onunla iki sayfalık, dokuz maddelik bir plan üzerinde anlaştık. Ama ben her yaptığımı kalkıp açıklayamam ki. Powell, Suriye'ye giderken de benimle konuştu. Gizli olan bir sürü gelişme var.”
 
Gül’e göre gizli olan bu anlaşmanın içeriği açıklanmadı. Ancak bazı basın kuruluşlarımız anlaşmanın içeriğine ulaştı. Dışişleri Bakanlığı ise bu yayımları yalanlamadı. Bu gizli anlaşmanın maddelerine göre PKK liderine ve üyelerine af çıkarılması ve  siyaset yapmaları gibi kararlar vardı.
 
Emperyalist ABD’nin gerçekte büyük işgal planı olan ama adına Büyük Ortadoğu Projesi denilen projenin eş başkanı olmakla övünen başbakandan, ulusallık adına bir söylem ve eylem beklemek, Godot’yu beklemek gibidir.
 
ABD’nin dış politikasının etkin isimlerinden David Phillips, 2007 Eylül ayında Türkiye’de hükümet tarafından ağırlanmış ve yaptığı görüşmeler sonucunda “PKK’nin Silahsızlandırılması, Dağıtılması ve Yeniden Entegre Edilmesi” başlıklı bir rapor hazırlamıştı. Hazırlanan raporun, açılıma yön verdiği anlaşılmaktadır.
 
Carnegie Endowment adlı kuruluşun Türkiye ve Ortadoğu uzmanı ve CIA elemanı Henry Barkey, 2008 yılı Ekim ayında Kürt sorunu üzerine bir rapor hazırladı. “Kürdistan Üzerinden Çatışmayı Önleme” adıyla hazırlanan bu rapor, Obama işbaşına geldikten sonra ABD yönetimine sunuldu. Bu rapordaki önerilerin şimdi yapılanlarla örtüştüğü görülmektedir. Kuzey Irak’taki yönetimle Türkiye’nin ilişkiler kurması, Ankara, Erbil, Washington işbirliği ile sorunun çözülmesi, PKK için genel af, Kürt sorununun demokratik temelde çözüme kavuşturulması, bunun için de AB üyeliğinin bir baskı aracı olarak kullanılması gibi öneriler sıralanmıştır.
 
Nisan 2004 tarihinde F tiplilerin Washington’daki Abant toplantılarına katılan Henry Barkey, son günlerde, henüz bizde içeriği bile belli olmayan açılım konusunda bilgi vermiş ve kendi hazırladığı raporla benzerlik olduğunu açıklamıştır.
 
ABD Başkanı Barack Obama 6 Nisan 2009 tarihinde, duvarlarında “Egemenlik Ulusundur” yazan TBMM’de, bir sömürge valisi edasıyla konuştu. Obama, Türkiye’nin Kuzey Irak’taki Kürt yönetimi ile ilişkilerini geliştirmesi gerektiğini söyledi. Ayrıca AKP iktidarının Kürt sorununda attığı adımları övdü ve bunun devam ettirilmesi gerektiğini belirtti.
 
ABD’de kurulu Atlantik Konseyi isimli kuruluş 2009 Haziran ayında “Türkler ve Irak Kürtleri Arasında Güven Tesisi” adında bir rapor hazırladı. Bu rapor da yine David Phillips tarafından hazırlandı. Proje grubunda eski ABD Ankara Büyükelçisi Ross Wilson, ABD’li General Charles Wald ve Soros’un kurduğu Açık Toplum Enstitüsü’nün politika analizcisi Mike Amitay de var.
 
Bu rapordaki görüşler ve öneriler, Türklerle Irak Kürtlerinin 13-15 Nisan 2009’da Washington’da yaptıkları toplantıdaki görüşmelere ve David Phillips’in Türkiye ve Irak’taki görüşmelerine dayanıyor. Rapor dikkatli okunursa görüş ve önerilerin, yapılmak istenen açılımla nasıl örtüştüğü net olarak görülebilir. Raporun öneriler bölümünden sadece üç başlığa bakmakta yarar var:
 
* Teröre karşı çıkmanın ötesine geçin: PKK sorununun çözümü, güvenlik önlemlerinin ötesinde adımlar gerektirmektedir. Nihai çözüm Türkiye’nin sürdürülebilir demokratikleşmesinde ve gelişiminde, aynı zamanda PKK liderleri ve birlikleri için af organizasyonu yapmakta yatmaktadır.
* Tutukluları serbest bırakın: Demokratikleşmeyi geliştirmek için DTP’li tutukluları serbest bırakın.
* Düşmanla konuşun: Ankara, Öcalan’la konuşmayı reddedebilir fakat DTP etkin birer muhatap olabilir. Erdoğan’ın, DTP’yle görüşmesini ve geniş kapsamlı görüşmeler için bir kanal olarak görmesini sağlayın.
 
ABD Ankara Büyükelçisi James Jeffrey, açılım lafları ortalıkta dolaşmaya başlayınca siyasi partilere ziyaretlerde bulunarak, içeriği belli olmayan açılımı desteklediğini söyledi. Her duruma temkinli yaklaşan ABD Büyükelçisinin bilmediği bir açılımı desteklemesi düşünülemez. Açılımın gerçek sahibi bellidir ve elbette büyükelçi bu açılımın içinde neler olduğunu bilmekteydi.
 
Birileri “alçak ve namussuz” ama kim? Kimlerin “alçak ve namussuz” olduğu yakın zamanda belli olur mu? “Alçak ve namussuz” olan birileri, Vahdettin gibi ülkeden kaçmak zorunda kalırlar mı?  Ders alınmazsa, tarih tekrarlanır derler, doğru mu?
 
 
Ulus Gazetesi, 31 Ağustos 2009.
 
 
 
Lozan Baris Anlasmasinin 86“inci yilini Kutluyoruz.
 
24 Temmuz 1923 de Lozan Baris Anlasmasina imza Atmayan Amerikan Emperyalizmi Bugün Türkiye“deki uygulamalariyla Adeta intikam Almaktadir.Yeniden Sevr anlasmasi milletimiz önüne konmaktadir.
Cumhuriyet kurumlarimiza müdahale ederek esbaskanlar ve sözlesmeli personeller atamislardir.Yargi kurumlarimiza kamu kuruluslarimiza üniverstelerimize esbaskanlarin müritleri atanmistir.Hukuka müdahele günbe gün sürmektedir. Milletimizin Göz bebegi silahli kuvvetlerimize gece yarisi darbeler yapilmaktadir.
Yurtsever Aydinlarimiz,ögretim üyelerimiz,siyasi partilerimizin degerli baskanlari,silahli kuvvetlerimizin degerli persenoli uyduruk Erkenekon operasyonuyla silivride ceza evine konmuslardir.Yurtdisinda yasayan vatandaslarimizin alinteri hükümet eliyle dolandirilmis deniz feneri yolsuzluklarinin üstü kapatilmaya calisilmistir. Soykirim yalanina karsi vatanini savunan yurtdaslarimiz  adeta yalniz birakilmistir.                  
Cabalari beyhutedir. Lozan Anlasmasinin Rövansina soyunanlar Yeniden Kemalist Devrimin Altinda Ezilecekler. Büyük Türk Milleti Hertürlü bölücüge ve gericige karsi Tam Bagimsiz Türkiye“yi Yeniden Yaratacaktir.
Ìsvicre Atatürkcü Düsünce Dernekleri Adina,
 
Bern Atatürkcü Düsünce Dernegi     Zurich Atatürkcü Düsünce Dernegi     Freiburg Atatürkcü Düsünce Dernegi
Baskani Ethem Kayali                        Baskani Hasan Kemahli                       Baskani Adnan Ulucinar                          
 
Duyuru: Miting

CUMHURİYET MİTİNGLERİ SÜRÜYOR

Atatürkçü Düşünce Derneği olarak, hukuk devletine, demokratik laik cumhuriyete, üniter yapımıza ve tam bağımsızlığımıza sahip çıkıyoruz.

Ülkemiz kurtuluş ve kuruluş felsefesine aykırı bir süreçle karşı karşıyadır. Cumhuriyet dönemi boyunca var olan devrim karşıtlığının, karşı devrim sürecine gitmesi tehlikesi belirmiştir.
“Ergenekon” adı verilen operasyonlarla ülke düzeyinde tam bağımsızlıktan, çağdaşlıktan, laik, demokratik, sosyal, hukuk devletinden yana olan, toplumda saygınlık kazanmış aydınlar, bilim insanları, yazarlar, siyasetçiler, emekli subaylar ve demokratik kitle örgütlerine karşı soruşturmalar açılmakta, gece yarısı baskınlarıyla gözaltılar gerçekleştirilmektedir.

Türkiye, emperyalizme karşı mücadele vererek zafer kazanan ilk devlettir. Bu zaferin sonucunda aynı zamanda mazlum ülkelerin de önderi olmuş; çağdaş, laik, demokratik ve sosyal bir hukuk devleti olarak, aydınlanma ve çağdaşlaşma yolunda büyük adımlar atmıştır.
Bu ilkeleri korumak ve ülkemizin ulusal güçlerine karşı yapılan her türlü saldırıyı durdurmak üzere, güç birliği içinde 17 Mayıs 2009 Pazar günü saat 12.00'da başkent Ankara’da bir miting yapma kararı alınmıştır.

Cumhuriyetin temel ilkeleri doğrultusunda mücadele eden Atatürkçü Düşünce Derneği’nin tüm şubelerini, halkımızla birlikte Cumhuriyet Mitingine katılmaya çağırıyoruz.

ADD GENEL YÖNETİM KURULU
 
Konferans
   
Konu.                `` TÜRKÎYE NEREYE GÌDÌYOR ``
Katilimci.         Sayin Ümit  ZÌLELÌ   
                         Cumhuriyet Gazetesi Yazari
Düzenleyen.      Ìsvicre Zürich Atatürkcü Düsünce Dernegi
                          Bern Atatürkcü Düsünce Dernegi
Tarih.                02 Mayis 2009, Saat 19.00
Yer.                   Stadthaussaal Märtplatz 23, 8307 EFFRETTIKON
 
Giris ücreti.     10.- Sfr
Not. 12 yasindan kücük cocuklarin getirilmemesi rica olunur.
Konferans herkese acik olup tüm vatandaslarimizi en icten dileklerimizle davet ediyoruz.
 
 
Davetiye….  Katledilisinin 16. yildönümünde,
BERN`de Ugur MUMCU`yu Anma Toplantisi
Bombalı suikast sonucu 24 Ocak 1993`te yaşamını yitiren gazeteci-yazar Uğur Mumcu`yu, ölümünün 16. yılında anıyoruz. Mumcu için düzenlenen anma etkinliklerine Ìsvicre`de faliyet gösteren tüm Dernek ve Sivil Toplum Kuruluslari, ve siz degerli Vatandaslarimizi davet ediyoruz..
Ben Atatürkçüyüm.,,Ben Cumhuriyetçiyim.,,Ben laikim.,,Ben anti- emperyalistim.,,
Ben bağımsız Türkiye‘den yanayım.,,Ben özgürlükçüyüm.,,Ben insan hakları savunucusuyum.,,
Ben terörün karşısındayım.,,Ben, yobazların, hırsızların,Vurguncuların,
Çıkarcıların düşmanıyım.,,Öyleyse vurun, parçalayın!,Her parçamdan benim gibiler, Beni aşacaklar çıkacaktır.,,
Ugur MUMCU
Konusmaci  :          Av.Ceyhan Mumcu  (Ugur Mumcu`nun Abisi)     
Tarih :                       25 Ocak  2009 Pazar - Saat :14.00
Yer :                           AULA PRIMAR SCHULE (HESSGUT) - Jagerweg 27, 3097 Liebefeld / Bern
Bern irtibat :             079 744 41 03 - 079  482 02 81
Düzenleyen :           BERN VE CEVRESi ATATÜRKCÜ DÜSÜNCE DERNEGi - ZÜRiCH ATATÜRKCÜ DÜSÜNCE DERNEGi
 
Biel Alevi Kültür Derneginde Panel
Konu.             Türkiye`nin cikis yolu ve Ergenekon.
Katilimci.      Sayin Suay Kahraman
Türkiye Atatürkcü Düsünce Dernegi Genel Sekreteri
Tarih . 8 Kasim 2008, Saat . 19.00  Biel-Bienne
 
Basin Aciklamasi    19. Oktober 2008
Ermeni Soykirimi ile ilgili Winterhtur Savciliginin acmis oldugu, 30 Haziran 2007`de Winterhtur`da baslayan sorgulama www.add-bern.ch  Web sayfasinda ayrintilariyla yer almaktadir. 17 Eylül 2008 de yapilan Yargilama sonucu, Winterhtur Mahkemesi verdigi kararda haklarinda dava acilip  Yargilanan Arkadaslarimiza, Add-Bern baskani Sayin Ethem Kayali hakkinda  120 gün Hapis, karsiligi günlügü ( 30 Frank ) dan 3600 Frank para cezasi, Add-Zürich eski baskani Sayin Hasan Kemahli hakkinda 120 gün Hapis, karsiligi günlügü ( 30 Frank ) dan 3600 Frank para cezasi, ayrica ayni davadan yargilanan Ìsci Partisi Avrupa Temsilcisi Sayin Ali Mercan beye 150 gün Hapis, karsiligi günlügü ( 30 Frank ) dan 4500 Frank Para cezasi vermistir. Ayrica Yargilama ve Mahkeme masraflari icinde 6000 Frank Para cezasi verilmistir. Winterhur Mahkemesinin vermis oldugu bu karar tüm Türk Vatandaslarini derinden yaralamis olup, ifade özgürlügü acisindan anlasilir bir tarafi olmadigini, bu konuda Mahkemelerin degil iki ülke Tarihcilerinin yapacagi arastirmalarinin sonucu  dogrularin ortaya cikacagini, bu kararla Türk ve Ìsvicre iliskilerinin zarar görecegine inaniyoruz. Verilen bu karari siddetle kiniyoruz. Verilmis olan bu karari hukuki zeminde daha bir üst Mahkemeye tasiyarak tüm bu gelismeler karsisinda sizleri Ermeni Soykirimi ile ilgili Ìsvicrede olan gelismelere daha duyarli olmaya cagiriyoruz. Bu konu ille ilgili detayli aciklama tüm gelismeleriyle sizlere ve basin kuruluslarina duyrulacaktir.
Saygilarimizla
Bern Atatürkcü Düsünce Dernegi Yönetim Kurulu
 
Basin Aciklamasi

8. September 2008
16 Eylül 2008 günü saat 13.45 de, Isci Partisi Avrupa Temsilcisi Ali Mercan,
Bern Atatürkcü  Düsünce Dernegi Baskani Ethem Kayali ve ADD. Zürich eski baskani
Hasan Kemahli hakkinda acilan " Sözde Ermeni Sokirimi" inkar ve Irkcilik yapmakla ilgili,durusmalari
Wintertuhr Mahkeme Salonunda yapilacaktir.

Savcinin iddalarini Düsünce Özgürlügü acisindan dogru bulmuyoruz.Irkcilik iddiasi ise bütünüyle
temelsizdir. Yapilan Konferansdaki aciklamalar Arsiv belgelerine dayanarak kamuoyuna gercekleri
anlatmak ve bilgilendirme hakkimizi kullanmaktir.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti`nin kurulusunu onaylayan Lozan gürüsmelerine ev sahipligi yapan
Isvicre Devleti`nin, Türk Tarihi hakkinda olan bu yanlisligin, düzeltilmesesini ve Isvicre Mahkemeleri`nin tarafsiz konumunun korumasini taleb ediyoruz.
Winterthur Mahkemesîni adresi:

Lindstr. 10, 8400 Winterthur

Irtibat tel:079 744 41 03-079 482 02 81

ÌSVÌCRE BERN VE ZÜRÌCH ATATÜRKCÜ DÜSÜNCE DERNEKLERÌ
 
Bern Atatürkcü Düsünce Dernegi
www.add-bern.ch
 
Presseerklärung
8. September 2008

Am 16. September 2008 findet in Winterthur eine Gerichtsverhandlung statt. Der Tatbestand: "rassistisch geprägte Leugnung des Völkermords an den Armeniern".

Vorgeladen sind Ali Mercan, der Auslandvertreter der Arbeiterpartei der Türkei, der Vorsitzende des Vereins zur Förderung des Gedankenguts von Atatürk in Bern, Ethem Kayali und der ehemalige Vorsitzende des Vereins zur Förderung des Gedankenguts von Atatürk in Zürich, Hasan Kemahli.
Die Verhandlung findet am Bezirksgericht in Winterthur, an der Lindstrasse 10 statt.
Die Anklagepunkte der Staatsanwaltschaft sind unter meinungsfreiheitlichen Gesichtspunkten untragbar und wir weisen sie entschieden zurück. Vor allem aber protestieren wir aufs Schärfste gegen den Vorwurf des Rassismus, welcher absolut ungerechtfertigt ist.
Wir haben das Recht in Anspruch genommen, stützend auf Dokumente aus Staatsarchiven, Wahrheiten zu veröffentlichen und die Öffentlichkeit zu informieren.
Wir fordern vom Schweizer Staat, auf dessen Boden der Vertrag von Lausanne unterzeichnet wurde, welcher die Gründung des türkischen Staates beschloss, dass er diesen Fehler bezüglich der Geschichte der Türkei korrigiert und seine Gerichte ihre neutrale und parteilose Haltung bewahren.

Wir laden alle Pressevertreter ein, dieser Verhandlung beizuwohnen und auf eine objektive Weise die Öffentlichkeit zu informieren.
 
ÌSVÌCRE BERN VE ZÜRÌCH ATATÜRKCÜ DÜSÜNCE DERNEKLERÌ

Bern Atatürkcü Düsünce Dernegi
www.add-bern.ch
 
KONU : ERGENEKON GERCEGÌ 
                                                                           
KONUSMACILAR
 
MEHMET BEDRÌ GÜLTEKiN :Ìsci partisi Genel
Baskan Vekili
 
SUAY KARAMAN : Türkiye A.D.D. Genel
Sekreteri
 
YAVUZ DEDEGiL : Karlsruhe Üniversite Ög. Gör.
Düzenlemis oldugumuz PANELE
bütün yurtdaslarimiz davetlidir.        
Tarih : 12 Ekim 2008 (Pazar) Saat : 13.00
 
Yer : AULA PRIMAR SCHULE (HEESGUTT)
Jagerweg 27, 3097 Liebefeld
 
BERN  Irtibat : 079 744 41 03 - 079 482 02 81
Düzenleyen : Bern ve Cevresi
Atatürkcü Düsünce Dernegi
Büyük Yalan 6 Bölümlük Belgesel Film -  Sakli Tutulan Ermeni Arsivleri
Ìsvicre Sparis Telefonlari.
Ethem Kayali 079 7444103 - Kemal Albayrak 0794820281
Ìsvicre Türk Günü 04 Mayis 2008 - 04 Mai 2008 - Resimler 1 2 3 4
BERN`DE PANEL DÜSÜNCE VE ÌFADE ÖZGÜRLÜGÜ
Bernde Panel Resimler
EINLADUNG - PODIUMSGESPRÄCH IN BERN ZUM THEMA 
POIUMSTEILNEHMER.
PROF. NORMAN STONE (Historiker, Berater der ehem. Premierministerin Margret Thatcher )
OSCAR FREYSINGER ( SVP Nationalrat ) KARL GRÜNBERG ( S.O.S Racisme)
PULAT TACAR (Ehem. Botschafer) Dr. Ing. YAVUZ DEDEGIL ( Karlsruhe Uni. Lehrbeauftragter)
Ort. Kursaal Kongress Zentrum, Kornhausstrasse 3, 30011 Bern
Datum. Sontag 6. April 2008  - Zeit. 13.00 - 17.00
Tel. 079 744 41 03 - 079 482 02 81
ORGANISATOREN.
ALBERT HOURIET.
VEREIN ZUR FÖRDERUNG DES GEDANKENGUTS VON ATATÜRK (Bern ve Zürich)
 
BERN`DE PANEL DÜSÜNCE ve ÌFADE ÖZGÜRLÜGÜ
Konusmacilar.
Prof. Norman Stone. (Tarihci, Margert Thatcer Danismani) Oscar Freysinger.(Ìsvicre Milletvekili)
Karl Grünberg (S.O.S Rasism) Pulat Tacar  (Emekli Büyük Elci)
Yavuz Dedegil (Karlsruhe Üni. Ögr. Üyesi )
Yer . Kursal Kongres Zentrum. (Kornhausstrasse 3, 3011 Bern )
Tarih. 06 Nisan 2008 - PazarSaat. 13.00 - 17.00
Tel. 079 744 41 03 - 079 482 02 81
Düzenleyen. Albert Houriet
Bern ve Zürih Atatürkcü Düsünce Dernekleri.
 
Conférence à Berne - La libertée de l’opinion et de l’expression en Suisse
Les conférenciers :              
Prof. Norman Stone (Historien), Oscar Freysinger (député d’UDC),
Karl Grünberg (S.O.S Rasism), Polat Tacer (ambassadeur retraité, turc de Paris),
Yavuz Dedegil (Professeur à l'université de Karlsruhe)
Date :          dimanche 6 avril 2008  Heure : 13h00 – 17h00
Adresse : Kursal Kongres Zentrum, Kornhausstr. 3 3011 BERNE
Tél. de Contacts :      079 744 41 03 - 079 482 02 81
Organisateurs : Albert Houriet et les Centres de pensées d’Atatürk de Bern-Zurich
 
 
29 Ekim 07 Cumhuriyet Bayrami Kutlamalri
BERN`DE 29 EKÌM CUMHURÌYET BAYRAMI`IN 84. YILINI KUTLUYORUZ
Konferans
Konu.                   Cumhuriyet Devrimi Anayasasi ve bugün tartisilan yeni Anayasa.
Organize.             Bern Atatürkcü Düsünce Dernegi
                            Zürich Atatürkcü Düsnce Dernegi
Konusmaci.           Av. Ceyhan Mumcu
Tarih.                   28 Ekim 2007 ( Pazar )
Saat.                    13,30
Yer.                     Libefeld Hessgutt ( Okulu )
                           Jägerweg 17-19 3097 Libefeld-Bern
                           Düzenlemis oldugumuz Cumhuriyet Bayrami Kutlamasina tüm Vatandaslarimiz davetlidir.
                           Irtibat. 079 482 02 81 - 079 744 41 03
 
Kamuoyuna Duyuru
Basın toplantısı ve konferans:
Konu:                 Secim oncesi ve sonrası Türkiye ve
                          İsviçredeki yargılama
Yer:                    Zentrum Töss Otel Winterthur
Tarih :                30-Haziran-2007 Cumartesi
Saat :                 12:00
Irtibat:               0 79 659 53 73
                          0 79 482 02 81
 
Bernde Panel - Konu Ermeni Sorunu Yalandir
Konusmacilar.        Dr. Yavuz Dedegil - Kalsruhe, Ünüversitesi Ögretim Üyesi
                             Emekli Korgeneral Yasar Müsdeci
                             Guillaume-Albert Houriet - Ìsvicre Eski Milletvekili.
Tarih.                    11 Subat 2007 (Pazar)            Saat.      13.00 
Yer.                       Restaurant Bären - Bernstrasse 25,  3072 Ostermundigen
Ìrtibat Tel.              079 482 02 81 - 079 744 41 03
Organize.               Bern ve Cevresi Atatürkcü Düsünce Dernigi.
                               Zürich Atatürkcü Düsünce Dernegi.
                              Düzenlemis Oldugumuz Bu Panel`e Tüm Vatandaslarimiz Davetlidir.
 
29 Ekim Cumhuriyet Bayrami Kutlamalri
29 EKÌM CUMHURÌYET BAYRAMI``NIN 83. YILINI KUTLUYORUZ
KONFERANS 
KONU.                    83. YILINDA CUMHURÌYETÌN ÖNEMÌ VE ULUSAL BAGIMSIZLIK.
KONUSMACI.        SERVET CÖMERT  (EMEKLÌ TUGGENERAL)
TARIH.                    29 EKÌM 2006 (PAZAR)
SAAT.                      13.OO
YER.                        Wabern Marillon ( Schul ) Kirch str. 169 3084 Wabern / Bern
ÌRTÌBAT.                079 482 02 81 - 079 744 41 03
ORGANÌZE.            BERN VE CEVRESÌ ATATÜRKCÜ DÜSÜNCE DERNEGÌ
                                ZÜRÌCH ÌSVÌCRE ATATÜRKCÜ DÜSÜNCE DERNEGÌ
                                TÜM VATANDASLARIMIZ DAVETLÌDÌR.
 
Duyuru / Konferans
Vural Savas
Onursal Yargitay Cumhuriyet Bassavcisi
Konu Dip Dalgasi
Tarih .         11 Haziran 2006 Pazar
Saat .           14.00 - 18.00
Yer.            Gemeinshaftzentrum Hirzenbach Helen
                   Kellerstrasse 55 - 8051 Zürich
Irtibat         079 659 53 73
                   079 482 02 81
Homepage Atatürk Add-Tüzük Add-Yönetim  Üye Formu Faliyetler Add-Türkiye Linkler Gazete&Tv Türkei